Görsel

healthy-smoothies-without-bananas.jpg

Sevdiğiniz bir meyvenin üstüne şekersiz fındık ezmesi ekleyerek birçok besinsel faydası olan lezzetli bir vegan atıştırmalık oluşturabilirsiniz. Meyveler lif, vitamin ve mineral sağlarken, fındık ezmesi lif ve protein açısından zengindir ve kendinizi tok ve enerji dolu hissetmenize yardımcı olur. Bu atıştırmalık için fıstık ezmesi her ne kadar şekersiz de olsa yağ içeriği yüksek bir seçenek bu nedenle her gün tercih etmenizi önermiyorum. Haftada 1 özellikle tatlı krizlerimizde 1 porsiyon meyvemizin üzerine 1 tatlı kaşığı şekersiz fıstık ezmesi ekleyerek leziz bir atıştırmalık yapabiliriz!


tempeh-8-of-8.jpg

Vejetaryen ve vegan diyetleriyle ilgili toplumdaki en yaygın endişe yeterli proteinden alamamaktır. Bununla birlikte, birçok uzman, iyi planlanmış bir vejetaryen veya vegan diyetinin ihtiyacınız olan tüm besin ögelerini sağlayabileceği konusunda hemfikirdir. Aslında bitkisel anlamda da birçok protein kaynağı vardır ve protein yalnızca et ürünlerinde bulunan bir besin ögesi değildir. Bu bitkisel protein kaynakları sayesinde yüksek proteinli diyetler kas gücünü, tokluğu ve kilo kaybını artırabilir. İşte porsiyon başına yüksek miktarda protein içeren 17 bitkisel besin. Bu besinler sayesinde beslenme rutininizi düzenlerken hiçbir besin ögesinden eksik kalmayıp, sağlığınızı en üst düzeyde tutabilirsiniz. (1)


omega3-min-875x495-1.jpg

Vegan bir beslenme tarzı benimseyen kişilerde endişe uyandıran en büyük durum, uygulanan beslenme programının ihtiyaç duyulan tüm vitamin ve mineralleri sağlayıp sağlamadığıdır. Birçok kişi, bitki bazlı bir diyetin tüm günlük besin gereksinimlerini kolayca karşıladığını iddia ediyor. Hatta bazıları veganları tüm takviyelerden kaçınmaya teşvik ediyor. Bu durum çok doğru olamamakla birlikte iyi niyetli olmasına rağmen, bu tür bir tavsiye yarardan çok zarar verebilir.


9452ad-dae1a6d6ca2e93e14a5755025241a5d1.jpg

Kahvaltının mutluluklar bir ilgilisi var, evet! Yapılan çalışmalar, güne güzel bir kahvaltıyla başlayan kişilerin gün içerisinde daha az stres yaşadığını göstermiştir. Peki her gün düzenli kahvaltı yapıyor musunuz? Sabah telaş içinde kahvaltı yapmaya vakit bulamayanlar ya da zamansızlıktan her sabahı yumurta-peynir-ekmekle geçiştirmek zorunda kalanlar için birbirinden pratik ve kolay kahvaltı tariflerini sizler için yazdım. 


WEL-BRODY-YOUTHEATINGDISORDER-mobileMasterAt3x-1280x848.jpg

Yeme bozukluklarının ne olduğundan ve çeşitlerinden önceki blog yazımda ayrıntılı olarak bahsetmiştim. Bunun yanı sıra toplumda ve bireyler arasında yeme bozukluklarıyla ilgili yanlış bilinen 9 doğru miti açıkladığım bloğuma da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu blog yazılarımdaki asıl amacım aslında yeme bozukluklarıyla ilgili bir farkındalık oluşturmak ve daha fazla bireyin yardım almasını sağlayabilmek. Bir diyetisyen olarak, beslenmenin çok kapsamlı bir bilim olduğunu biliyorum ve bu alanda dokunulması gereken birçok faktör var. Bu faktörlerden en önemlisi de insan psikolojisidir. Yeme bozukluğu blog serimin son bloğunda da yeme bozukluklarından muzdarip olan veya çevresinde yeme bozukluğu olan bireyler için hayat kalitesini arttırmak adına yapılabilecekleri sıraladım.


5f06c86f7af5071fdc6fa534.jpg

Bazı insanların kilo alması çok zor olabilir. Bunun nedeni, vücudunuzun kendini rahat hissettiği belirli bir kiloda yani direnç kilomuzda sabit kalma isteğidir. Direnç kilonuzun altına (kilo vermek) veya üzerine çıkmak (kilo almak) çok kolay değildir. Çünkü vücudunuz açlık seviyenizi ve metabolik hızınızı düzenleyecek değişikliklere direnir. Burada önemli olan yol boyunca neler olduğu değil sonuçta nerede olduğunuzdur. Çünkü kilonuzu değiştirmek kısa mesafe koşusu değil maratondur. Uzun zaman alabilir. Eğer uzun vadede başarılı olmak istiyorsanız tutarlı olmanız gerekir.


ct_eatingdisorder-1280x720.jpg

Yeme bozuklukları uzun yıllardır bilinen psikiyatrik hastalık kategorisinde tanımlanmış bir bozukluktur. Buna rağmen özellikle toplum anlamında bu bozukluklara dair bilgimiz maalesef oldukça az. Bunun en büyük sebeplerinden birisi ise damgalanma korkusudur. Psikiyatrik çoğu hastalıkta da tıp alanında sık yaşanılan bir problem olan damgalanma korkusu, çoğu hastalığın belirlenmesi ve tanı koyulmasını engellediği gibi hastalıkların gizli kalarak ilerlemesine sebep olmaktadır. Yeme bozukluklarıyla mücadele eden bireyler tamamen iyileşebilecekken bu şikayetlerini dile getirmekten çekindiklerinden veya farkında olmadıklarından yıllarca bu problemle yaşamak hatta en kötüsü bu sebeple hastaneye yatmaktadırlar. Toplumda yeme bozukluklarıyla ilgili bilgi az olduğu gibi aynı zamanda da doğru bilinen yanlışlar vardır. Bu önyargıları yıkmak ve yanlış bilinen bilgiler yerine doğrularını koymak bu anlamda farkındalık yaratmak adına çok değerli. Yeme bozukluklarından geniş bir şekilde bahsettiğim bloğa göz atarak, testi çözebilir ve yeme alışkanlıklarınızı değerlendirebilirsiniz. 


bulimia-760x427-1.jpg

Yeme bozukluğu denildiğinde genelde ilk akıla gelen anoreksiya veya bulumiya nervosa olsa da bunlar dışında birçok yeme bozukluğu çeşidi olduğunu bir önceki blog yazımda sizlerle paylaşmıştım. Eğer siz de bir yeme bozukluğu problemi yaşadığınızı düşünüyorsanız muhakkak 'Yeme Bozuklukları Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey' adlı blog yazımda ki yeme bozukluğu çeşitlerini ayrıntılı bir şekilde inceleyiniz. Genel bilgileri verdikten sonra yeme bozukluklarını daha iyi tanımak için anoreksiya nervosaya göre daha sık görülme oranına sahip olan Bulimiya nervosa ile başlangıcı yapıyoruz.