Duygusal Açlık; Hedonik Açlık Hakkında Bilmeniz Gerekenler Var!

Yulafli-4.png

Duygusal Açlık; Hedonik Açlık Hakkında Bilmeniz Gerekenler Var!

 

Hafta sonu evde kaldığımız bu günlerde sürekli açlık hissettiğinizi fark ettiniz mi ? Bir şeyler atıştırma ihtiyacımızın arttığını peki? Bu durumun altında yatan fizyolojik bir mekanizma var aslında. Herkesin yaşadığı bu ortak problemi Milliyet dergisinde yayınlanan yazımda okuyabilirsiniz.

 

Hayatta kalmak için en temel ihtiyaçlarımızdan birinin beslenme olduğunu biliyoruz. Öyle ki insanlığın tarihi boyunca her zaman ilk hedefi, açlığın önüne geçerek hayatta kalabilmek oldu. Zamanla bu durum daha da önem kazanarak beslenme bilimini oluşturdu.  Beslenme aslında tüm yönleriyle oldukça kompleks bir davranış olup tam merkezinde açlık mekanizması yer almakta. Vücudumuzdaki açlık mekanizmasını yönetmek de bizim elimizde. Peki nasıl?

Kandaki glukoz seviyesinin düşmesi sonucunda ortaya çıkan açlık hissi ve buna bağlı oluşan besin tüketme isteğini homeostatik açlık olarak adlandırıyoruz. Bu açlık oldukça normaldir ve besin tüketimiyle birlikte giderilebilir.  Peki hiç, öğün yaptıktan sonra bile hala aç hissettiğiniz oldu mu? Acaba ben doymadım mı, yediklerim yeterli gelmedi mi dediğiniz zamanlar? İşte o zamanlardaki açlık hissimizi hedonik açlık olarak tanımlıyoruz. Aslında fizyolojik olarak besine ihtiyacımızın olmadığı zamanlarda dışarıdaki uyaranlara bağlı olarak hissettiğimiz açlık gibi düşünebiliriz bu durumu. Özellikle hafta sonu evde kaldığımız bu günlerde veya hafta içi ‘boş vaktimiz’ diye adlandırdığımız zamanlarda çok sık hedonik açlık ile karşılaşıyoruz. Aslında tok olduğumuz halde sosyal medyada lezzetli bir pizza gördüğümüzde veya fırında pişmiş sıcacık bir kekin kokusunu aldığımızda yine açlık merkezimiz uyarılıyor. ‘Can sıkıntısından yedim’ söylemleri veya buzdolabının kapağını açıp uzun uzun baktıktan sonra tekrar kapadığımız durumlar da hedonik açlığa birer örnek bizim için. Durum böyleyken hedonik açlığı durdurmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

 

Hedonik açlığa son!

Şanslıyız ki bu açlığı önlemenin birçok yöntemi var. Bu önerileri uyguladığınızda açlık duygunuzun azaldığını fark edeceksiniz.

  • Açlık merkezi uyaranlarından uzak durmak: Bizi bir şeyler atıştırmaya teşvik eden uygulamaları tespit edip onlardan uzak durmak bu konuda çok işimize yarayacaktır. Örneğin sosyal medya, yemek programları vb.
  • Farklı hobiler edinmek: Hafta içi koşuşturmasından aklımıza gelmeyen açlık durumları hafta sonu peşimizi bırakmıyor. Peki bu duruma nasıl engel olacağız? Hafta sonu boş kaldığımız vakti azaltmak adına hobiler edinerek bu durumun da önüne geçebiliriz.
  • Bol su tüketmek: Su her zaman olduğu gibi bu konuda da bizim baş yardımcımız. Her saat başı 1 bardak su tüketmeyi alışkanlık edinirsek hem açlığın önüne geçeriz hem de vücudumuza ihtiyacı olanı sağlamış oluruz. Kış aylarında içimizi ısıtacak bitki çaylarından da destek alabiliriz.
  • Sağlıklı atıştırmalıklar: Etrafımızda elimizi attığımızda hep sağlıklı atıştırmalıklarla karşılaşalım. Meyveler, kuru meyveler, kuru yemişler, belki bir adet havuç veya düşük kalorili atıştırmalık alternatifleri… Bu konuda da sizin için hazırladığım harika bir tarifim var. ‘Açlığı bastırmak için mutfaktan uzak durmayacak mıydık?’ Dediğinizi duyar gibiyim. İşte size açlığı yönetmenin bir yöntemi daha: Yemek yaparken bütün duyu organlarımız çalıştığı için aslında bir nevi doymuş kadar oluyoruz diyebiliriz. Sizinle paylaştığım tarifteki gibi sağlıklı seçenekleri seçip, porsiyon kontrolüne de dikkat ettikten sonra oldu bu iş.
Açlığı Bastıran Kurabiye
  • 1 bardak yulaf
  • 3 yemek kaşığı kuru üzüm
  • 2 yemek kaşığı kabak çekirdeği
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 adet muz
  • 2 yemek kaşığı süt

Kuru malzemeleri kasede birleştirin, diğer kasede muzları ezin. Sütü muza ilave edin. Kuru malzemeleri, katı malzemelerle karıştırın. Ceviz büyüklüğünde toplar halinde önceden ısıtılmış 175 derece fırında 15 dakika pişirin. Afiyet olsun.