Sağlıklı Bir Gebelik Sürecinde Güvenilir Takviye Kullanımı

1036098_620x360.jpg

Sağlıklı Bir Gebelik Sürecinde Güvenilir Takviye Kullanımı

 

Hamileyseniz, bunalmış ve şaşkın hissetmenin göbişinizdeki şişkinlikle birlikte geldiğini düşünebilirsiniz. Ancak konu takviye ürünlere geldiğinde iş sanıldığı kadar karmaşık değildir. Önceki bloglarıma göz attıysanız eğer ve doktorunuzla görüştüyseniz, hamilelik sırasında yüksek cıvalı deniz ürünleri, alkol ve sigaranın yasak olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Buna ek olarak bu dönemde hayatınıza katacağınız sağlıklı yaşam tarzını da yavaş yavaş benimsemeye başlamışsınızdır. Sizi şaşırtabilecek şey, bazı vitaminler, mineraller ve bitkisel takviyelerden de kaçınılması gerektiğidir. Hangi takviyelerin güvenli olduğu ve hangilerinin bir etkisinin olmadığı hakkında bilgiler ve piyasadaki birçok ürün maalesef kafa karıştırıcı olabilmektedir. Bunu özellikle danışanlarımdan duyduğum için gebelik sürecinde kullanmanız gereken takviyeler ve bunları sağlamanın en güvenilir ve sağlıklı yollarını sizin için bu yazıda derledim. Bu yazıyı okuduktan sonra aklınızda soru işareti olursa eğer bana ulaşabilirsiniz.

 

Hamilelik Sırasında Neden Takviye Almalısınız?

 

Doğru besin ögelerini vücudumuza almak yaşamın her aşamasında önemlidir, ancak hem kendinizi hem de büyüyen bebeğinizi beslemeniz gerekeceğinden özellikle hamilelik sırasında ihtiyaçlarınız artabilir ve bu artan ihtiyaçları yalnızca beslenme yoluyla karşılamak bazen mümkün olmayabilir. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında büyüyen bebeğinizi yeteri kadar destekleyemeyebilirsiniz. Önemli bir nokta olarak hamilelik besin ögesi ihtiyaçlarını arttırmaktadır. Hamilelik sırasında özellikle makro besin alım ihtiyacı önemli ölçüde artar. Makrobesinler arasında karbonhidratlar, proteinler ve yağlar bulunur. Örneğin, protein alımının hamile olmayan kadınlar için vücut ağırlığının kilosu başına önerilen 0,8 gramken,  hamile kadınlar için vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 1,1 grama kadar çıkarılması gerekmektedir. İhtiyaçlarınızı karşılamak için her öğüne ve ara öğüne protein dahil etmek iyi bir stratejidir. Vitaminler, mineraller ve eser elementleri içeren mikro besin maddelerine olan ihtiyaç, makro besin maddelerine olan ihtiyaçtan daha da fazla artmaktadır. Bazı insanlar bu artan talebi iyi planlanmış, besleyici yoğun bir beslenme planıyla karşılayabilirken, diğerleri için zor olabilir. Aşağıdakiler dahil çeşitli nedenlerle vitamin ve mineral takviyeleri almanız gerekebilir:

Besin ögesi eksiklikleri: Bazı insanlar, kan tahlilleri sayesinde vitamin veya mineralde bir eksiklik olduğunu gördükten sonra bir takviyeye ihtiyaç duyabilir. Folat gibi bazı besin ögesi eksikliklerinin doğum kusurlarıyla bağlantılı olması nedeniyle eksikliklerin düzeltilmesi kritik önem taşır.

Hiperemezis gravidarum: Bu gebelik komplikasyonu şiddetli bulantı ve kusma ile karakterizedir. Kilo kaybına ve besin ögesi eksikliklerine yol açabilir.

Diyet kısıtlamaları: Vegan/vejetaryen  veya gıda intoleransı ve alerjisi olanlar dahil olmak üzere belirli beslenme rutinlerini izleyen kadınların, mikro besin eksikliklerini önlemek için vitamin ve mineral takviyesi yapması gerekebilir.

Sigara içmek: Annelerin hamilelik sırasında sigaradan uzak durmaları kritik olsa da, sigara içmeye devam edenlerin bazı besin ögelerine karşı ihtiyaçları artmaktadır. Bunlar arasında C vitamini ve folat oldukça önemlidir.

Çoğul gebelikler: Birden fazla bebek taşıyan kadınların mikro besin ihtiyacı, tek bebek taşıyan kadınlara göre daha yüksektir. Hem anne hem de bebekleri için en uygun beslenmeyi sağlamak için genellikle takviye gereklidir.

MTHFR gibi genetik mutasyonlar: Metilentetrahidrofolat redüktaz (MTHFR), folatı vücudun kullanabileceği bir forma dönüştüren bir gendir. Bu gen mutasyonuna sahip hamile kadınların, komplikasyonları önlemek için belirli bir folat formuyla takviye etmesi gerekebilir.

Yetersiz beslenme: Besin değeri düşük yiyecekleri az yiyen veya yiyecek seçen kadınların, eksiklikleri önlemek için vitamin ve mineral takviyesi yapması gerekebilir.

Ek olarak, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’ndeki uzmanlar ve Jinekologlar (ACOG), tüm hamile kişilerin doğum öncesi vitamin ve folik asit takviyesi almasını önermektedir. Bu, beslenme eksiklerini doldurmak ve spina bifida gibi doğumdaki gelişimsel anormallikleri önlemek için tavsiye edilir. Kişisel koşullarınıza bağlı olarak, sağlık uzmanınız tarafından yönlendirilirseniz, günlük rutininize takviyeler eklemeye hazır olmanız gerekiyor. (1, 2, 3)

 

 

 

Bitkisel Takviyeler

 

Bazı bitkisel takviyeler gebelik sürecindeki rahatsızlıklara yardımcı olabilmektedir. Buna ek olarak konu bitkisel herhangi bir takviyeyse iki kat dikkatli olmakta fayda vardır. Bir 2019 araştırması, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hamile kadınların yüzde 15,4’ünün bitkisel takviyeler kullandığını bulmuştur. Ancak çoğu kadın bunu doktorundan gizli olarak kullandığını açıklamıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bitkisel takviye kullanıcılarının yaklaşık yüzde 25’inin doktorlarına söylemediğini ortaya koyan bir araştırma, hamilelik sırasında bazı bitkisel takviyeleri almak güvenli olsa da, güvenilir olmayan bir çok bitkisel ürün olduğunu ortaya koymuştur. Bazı şifalı bitkiler mide bulantısı ve kusma gibi yaygın hamilelik rahatsızlıklarına yardımcı olsa da, bazıları hem size hem de bebeğe zararlı olabilir. Ne yazık ki, bitkisel takviyelerin hamile insanlar tarafından kullanımına ilişkin çok fazla araştırma yok ve takviyelerin sizi nasıl etkileyebileceği hakkında çok şey bilinmiyor. Bu konuda atılacak en güvenli adım bir takviye kullanmaya başlamadan önce doktorunuza veya diyetisyeninize danışmanız. Bebeğinizin organları henüz bir yetişkin birey kadar gelişmiş değildir. Bu nedenle bitkisel bir ürün size zarar vermiyor dahi olsa bebeğinizi kötü etkileyebilir. (4, 5)

 

 

 

Hamilelik Sırasında Güvenli Kabul Edilen Takviyeler

 

Tıpkı ilaçlarda olduğu gibi, doktorunuz gerekli olmalarını ve güvenli miktarlarda alınmalarını sağlamak için tüm mikro besin ve bitkisel takviyeleri onaylamalı ve denetlemelidir. Vitaminleri her zaman Amerika Birleşik Devletleri Farmakopesi (USP) gibi üçüncü taraf kuruluşlar tarafından değerlendirilen saygın bir markadan satın almaya çalışın. Bu, vitaminlerin belirli standartlara uymasını ve genellikle güvenli bir şekilde alınmasını sağlamaktadır.

 

Doğum Öncesi Vitaminler

Doğum öncesi vitaminler, hamilelik sırasında artan mikro besin talebini karşılamak için özel olarak formüle edilmiş multivitaminlerdir. Gebe kalmadan önce, hamilelik ve emzirme sırasında takviye edilmeleri amaçlanmıştır. Gözlemsel çalışmalar, gebelerin doğum öncesi vitaminlerle takviye edildiğinde erken doğum ve preeklampsi riskinin azaldığını göstermiştir. Preeklampsi, yüksek tansiyon ve muhtemelen idrarda protein görülmesi ile karakterize, potansiyel olarak tehlikeli bir komplikasyondur. Doğum öncesi vitaminler sağlıklı beslenme planınızın yerini almasa da, hamilelik sırasında yüksek talep gören ekstra mikro besinleri sağlayarak beslenmede ortaya çıkan eksiklikleri önlemeye yardımcı olabilirler. Doğum öncesi vitaminler ihtiyaç duyacağınız vitamin ve mineralleri içerdiğinden, doktorunuz tarafından önerilmedikçe ek vitamin veya mineral takviyesi almanız gerekmemektedir. Kendiniz karar vererek multivitamin kullanmaktan lütfen kaçının. Bazı vitaminler suyla atılabilse de A, D, E ve K vitaminleri vücutta birikebilmektedirler. Bu nedenle fazla dozlarında hem size hem de bebeğinize olumsuz etkileri vardır.

 

1.Folat

 

Folat, DNA sentezi, kırmızı kan hücresi üretimi ve fetal büyüme ve gelişmede ayrılmaz bir rol oynayan bir B vitaminidir. Folik asit, birçok takviyede bulunan sentetik folat şeklidir. Vücutta aktif folat formuna (L-metilfolat) dönüşür. Nöral tüp kusurları ve yarık damak ve kalp kusurları gibi doğuştan anormallik riskini azaltmak için günde en az 600 mikrogram (mcg) folat veya folik asit almanız önerilir. 6,105 kadını içeren beş randomize çalışmanın gözden geçirilmesinde, günlük folik asit takviyesi, nöral tüp kusurları riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir. Hiçbir olumsuz yan etki kaydedilmemiştir. Yeterli folatın aslında diyet yoluyla elde edilebilmesine rağmen, çoğu kadın folat açısından zengin besinleri yeterince tüketmemektedir. Bu da takviye edilmesini zorunlu hale getirmektedir. Ek olarak, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), çocuk doğurma çağındaki tüm kadınların günde en az 400 mcg folat veya folik asit tüketmesini önermektedir. Bunun nedeni, birçok gebeliğin planlanmamış olmasıdır ve folat eksikliğine bağlı doğum anormallikleri, çoğu kadın hamile olduğunu bilmeden bile gebeliğin çok erken dönemlerinde ortaya çıkabilir. Hamile kadınların, özellikle MTHFR genetik mutasyonu olanların, maksimum alım sağlamak için L-metilfolat içeren bir takviye seçmesi önerilmektedir. (6, 7)

Folik Asit Açısından Zengin 7 Besin

 

 

2.Demir

Hamilelik sırasında anne kan hacmi yaklaşık yüzde 45 arttığı için demir ihtiyacı önemli ölçüde artar. Demir, bebeğinizin ve plasentanın oksijen taşınması ve sağlıklı büyümesi ve gelişimi için kritik öneme sahiptir. Amerika Birleşik Devletleri’nde hamile kadınlarda demir eksikliği görülme sıklığı yüzde 18 civarında ve bu kadınların yüzde 5’inde anemi olduğu görülmüştür. Hamilelik sırasında anemi yaşanması, erken doğum, maternal depresyon ve bebek anemisi ile ilişkilendirilmiştir. Günde önerilen 27 miligram (mg) demir alımı, doğum öncesi vitaminlerin çoğuyla karşılanabilir. Bununla birlikte, demir eksikliğiniz veya aneminiz varsa, doktorunuz tarafından reçete edilen ve planlanan daha yüksek dozlarda demire ihtiyacınız olacaktır. Demir eksikliği yoksa, olumsuz yan etkilerden kaçınmak için önerilen demir miktarından fazlasını almamalısınız. Bunlar kabızlık, kusma ve anormal derecede yüksek hemoglobin seviyeleri gibi yan etkilere sebep olmaktadır. (8)

 

 

3.D vitamini

Yağda çözünen bu vitamin, bağışıklık fonksiyonu, kemik sağlığı ve hücre bölünmesi için çok önemlidir. Hamilelik sırasında D vitamini eksikliği, artan sezaryen, preeklampsi, erken doğum ve gestasyonel diyabet riski ile ilişkilendirilmiştir. Hamilelik sırasında şu anda önerilen D vitamini alımı günde 600 IU veya 15 mcg’dir. Ancak bazı uzmanlar hamilelikte D vitamini ihtiyacının çok daha yüksek olduğunu öne sürmektedir. D vitamini eksikliği taraması ve uygun takviye ile ilgili olarak doktorunuza danışmak en doğru yöntemdir. Buna ek olarak D vitamini gebelik dönemi dışında da takviye edilmesi gerekilen bir vitamindir. Bunun sebebi ise ana kaynağının besinler değil de güneş ışığı olmasıdır. Maalesef güneş ışığından D vitaminini etkili olarak alabilmek için bir çok şartın sağlanması gerekmektedir. D vitamini takviyesi konusunda oldukça fazla takviye bulunmaktadır. Bu anlamda doğru tercihi yapabilmeniz için takviyeler hakkında incelemelerimi ve önerilerimi aşağıda linkini bıraktığım yazımda sizinle paylaştım. Bu yazıdaki takviyeleri güvenle kullanabilirsiniz.  (9)

 

 

Güneşten Gelen Sağlık; D Vitamini

 

3. Magnezyum

Magnezyum, vücudunuzdaki yüzlerce kimyasal reaksiyona karışan ve bu reaksiyonların gerçekleşmesini sağlayan bir mineraldir. Bağışıklık, kas ve sinir fonksiyonunda kritik roller oynar. Hamilelik sırasında bu mineraldeki eksiklik, kronik hipertansiyon ve erken doğum riskini artırabilir. Bazı araştırmalar, magnezyum takviyesinin fetal büyüme kısıtlaması ve erken doğum gibi komplikasyon riskini azaltabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle magnezyumu yeterli miktarda aldığınızdan emin olun.

 

4.Zencefil

Zencefil kökü genellikle baharat ve bitki takviyesi olarak kullanılır. Çoğu zaman hamilelik veya kemoterapinin neden olduğu mide bulantısını tedavi etmek için kullanıldığını duymuş olabilirsiniz. Dört çalışmanın gözden geçirildiği bir derlemede gebeliğin neden olduğu bulantı ve kusmayı tedavi etmek için zencefilin hem güvenilir hem de etkili olduğu ileri sürülmüştür. Hamilelik sırasında mide bulantısı ve kusma yaygındır ve kadınların yüzde 80 kadarı gebeliğin ilk üç ayında bunları yaşamaktadır. Zencefil bu hoş olmayan gebelik komplikasyonunu azaltmaya yardımcı olsa da, maksimum güvenli dozu belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. İhtiyacınız olup olmadığını anlayabilmek için kullanmadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın. (10, 11)

 

5.Balık Yağı

Balık yağı, bebeğin beyin gelişimi için önemli olan iki temel yağ asidi olan dokosaheksaenoik asiti (DHA) ve eikosapentaenoik asiti (EPA) içerir. Hamilelikte DHA ve EPA ile destek almak, bebeğinizde hamilelik sonrası beyin gelişimini artırabilir ve maternal depresyonu azaltabilir, ancak bu konuyla ilgili araştırmalar kesin değildir. Gözlemsel çalışmalar, hamilelik sırasında balık yağı ile takviye edilen kadınların çocuklarında bilişsel işlevin iyileştiğini göstermiş olsa da, birkaç kontrollü çalışma tutarlı bir fayda gösterememiştir. Örneğin, 2,399 kadının katıldığı bir 2010 araştırması, anneleri hamilelik sırasında günde 800 mg DHA içeren balık yağı kapsülleri ile takviye edilmiş bebeklerin bilişsel işlevlerinde, anneleri takviye almayan bebeklerle karşılaştırıldığında hiçbir fark bulamamıştır. Bu çalışma aynı zamanda balık yağı ile takviye edilmesinin anne depresyonunu etkilemediğini de bulmuştur. Bununla birlikte, bir çalışma, balık yağı ile takviye alınmasının erken doğuma karşı korunduğunu bulmuştur ve bazı kanıtlar, balık yağının fetal göz gelişimine fayda sağlayabileceğini göstermektedir. Maternal DHA seviyeleri, uygun fetal gelişim için önemlidir ve takviye güvenli kabul edilmektedir. Maalesef bu öneri henüz bir kesin karara bağlanmamıştır. DHA ve EPA’yı yiyecek yoluyla almak için haftada iki ila üç porsiyon düşük cıvalı somon, sardalya veya pollock gibi balık tüketilmesi önerilmektedir. (12)

 

 

6.Probiyotikler

Bağırsak sağlığı konusunda artan genel farkındalık göz önüne alındığında, birçok anne-baba probiyotiklere yönelmektedir. Probiyotikler, sindirim sağlığına fayda sağladığı düşünülen canlı mikroorganizmalardır. Birçok çalışma, probiyotiklerin hamilelik sırasında alınmasının güvenli olduğunu ve son derece düşük probiyotik kaynaklı enfeksiyon riskinin yanı sıra hiçbir zararlı yan etki tespit edilmediğini göstermiştir. Ek olarak, çeşitli çalışmalar, probiyotiklerle takviye edilmenin gebelik diyabeti, doğum sonrası depresyon ve bebek egzaması ve dermatit riskini azaltabileceğini göstermiştir. Gebelikte probiyotik kullanımı üzerine araştırmalar devam etmektedir ve probiyotiklerin anne ve fetüs sağlığındaki rolü hakkında daha fazla araştırma yapılmaktadır. Buna ek olarak probiyotiklere olan ilgi arttıkça maalesef piyasadaki ürün sayısı da artmış ve annelerin kafası karışmıştır. Bu konuda yaptığım araştırmalar sonucunda ülkemizde bulunan güvenilir probiyotik kaynaklarını aşağıdaki yazımda topladım. Bu yazıdaki öneriler ve doktorunuzun tavsiyeleriyle beraber gebelik sürecinde bağırsaklarınızı ve bebeğinizin sağlığını güvenilir bir şekilde destekleyebilirsiniz. (13)

Daha Sağlıklı Bağırsaklar İçin: Probiyotik Takviyesi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

 

 

7.Kolin

Kolin, bebeğin beyin gelişiminde hayati bir rol oynamaktadır ve beyin ve omurga anormalliklerini önlemeye yardımcı olmaktadır. Hamilelik sırasında önerilen günlük kolin miktarının (günde 450 mg) yetersiz olduğu ve bunun yerine günde 930 mg’a yakın bir alımın en yeterli alım olduğu düşünülmektedir. Doğum öncesi vitaminlerin genellikle kolin içermediğini unutmayın. Doktorunuz tarafından ayrı bir kolin takviyesi ile takviye edilmeniz bu anlamda yararlı olabilir. (14)

 

 

 

Gebelik Döneminde Uzak Durmanız Gereken Takviyeler

Bazı mikro besinler ve şifalı bitkilerle takviye edilmek hamile kadınlar için güvenli olsa da, çoğundan kaçınılmalı veya yüksek miktarlarda kullanmaktan uzak durulmalıdır. Alabileceğiniz doğum öncesi vitaminlerin dışında herhangi bir ek takviye eklemeden önce daima doktorunuza danışın.

 

1.A vitamini

A vitamini çok önemli olduğu için doğum öncesi vitaminlerinizde sık sık bulacaksınız. Bu vitamin fetal görme gelişimi ve bağışıklık fonksiyonu için son derece önemli olmasına rağmen, çok fazla A vitamini zararlı olabilir. A vitamininin yağda çözünür olduğu göz önüne alındığında, vücudunuz karaciğerde fazla miktarda A vitaminini depolamaktadır. Bu birikimin vücut üzerinde toksik etkileri olabilir ve karaciğer hasarına neden olabilir. Hatta doğum kusurlarına bile neden olabilir. Örneğin, hamilelik sırasında aşırı miktarda A vitamininin doğuştan doğum anormalliklerine neden olduğu gösterilmiştir. Doğum öncesi vitaminler ve yiyecekler arasında, yeterince A vitamini alabilmeniz gerekmektedir ve doğum öncesi vitaminlerinizin dışında ek takviye tavsiye edilmez.

 

2.E vitamini

Yağda çözünen bu vitamin vücutta birçok önemli rol oynamaktadır bunlara örnek olarak gen ekspresyonu ve bağışıklık fonksiyonu verilebilir. E vitamini sağlık için çok önemli olsa da, takviye etmemeniz önerilir. Ekstra E vitamini takviyesinin hem anneler hem de bebekler için gereksiz olduğu bulunmuştur ve aşırı miktarda alınması olumlu etkiler yerine karın ağrısı ve amniyotik torbanın erken yırtılma riskini artırabilir.

 

3.Karayılan otu

Düğün çiçeği ailesinin bir üyesi olan karayılan otu, sıcak basmaları ve adet kramplarını kontrol etmek de dahil olmak üzere çeşitli amaçlar için kullanılan bir bitkidir. Erken doğuma neden olabilecek uterus kasılmalarına neden olabileceğinden, bu bitkiyi hamilelik sırasında almak kesinlikle sağlıksızdır. Karayılan otunun bazı insanlarda karaciğer hasarına neden olduğu da bulunmuştur.

4.Altınmühür

Altınmühür otu, etkileri ve güvenliği konusunda çok az araştırma olmasına rağmen, solunum yolu enfeksiyonları ve ishali tedavi etmek için besin takviyesi olarak kullanılan bir bitkidir. Bu bitki bebeklerde sarılığı kötüleştirdiği kanıtlanmış berberin adlı bir madde içerir. Ölümcül olabilen nadir bir beyin hasarı türü olan kernikterus denilen bir duruma yol açabilir. Bu nedenlerden dolayı kesinlikle altınmühürden kaçının.

 

5.Dong quai

Dong quai, 1.000 yılı aşkın süredir kullanılan ve geleneksel Çin tıbbında popüler olan bir kök bitkidir. Adet kramplarından yüksek tansiyona kadar her şeyi tedavi etmek için kullanılmasına rağmen, etkinliği ve güvenliği ile ilgili kanıtlar eksiktir. Uterus kasılmalarını uyararak düşük yapma riskini artırabileceğinden dong quai’den kaçınmalısınız.

 

6.Yohimbe

Yohimbe, Afrika’ya özgü bir ağacın kabuğundan yapılan bir takviyedir. Erektil disfonksiyondan obeziteye kadar bir çok durumu tedavi etmek için bitkisel bir takviye olarak kullanılır. Bu bitki, yüksek tansiyon, kalp krizi ve nöbetler gibi tehlikeli yan etkilerle ilişkilendirildiği için asla hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.

 

Hamilelikte güvenli olmadığı düşünülen diğer bitkisel takviyeleri aşağıda listeledim. Bu bitkisel takviyelerden kesinlikle uzak durun.

  • Palmetto Gördüm
  • Solucan Otu
  • Kırmızı Yonca
  • Angelica
  • Civanperçemi
  • Pelin
  • Mavi Kohosh
  • Pennyroyal
  • Efedra
  • Pelin

Gebelik, sağlık ve beslenmeyi birinci öncelik haline getiren bir büyüme ve gelişme zamanıdır. Hedef büyüyen bebeğinize ve kendinize en iyi şekilde bakmaktır. Bazı takviyeler hamilelik sırasında yardımcı olabilirken, çoğu hem sizde hem de bebeğinizde tehlikeli yan etkilere neden olabilir. En önemlisi, belirli vitamin ve minerallerle takviye almak beslenme eksikliklerini doldurmaya yardımcı olabilirken, takviyelerin sağlıklı bir beslenme planının ve yaşam tarzının yerini almaması gerekmektedir. Vücudunuzu besleyici gıdalarla beslemek, yeterince egzersiz ve uyku almak ve stresi en aza indirmek, siz ve bebeğiniz için sağlıklı bir hamilelik sağlamanın en iyi yoludur. Takviyeler belirli durumlarda gerekli ve yardımcı olabilse de, dozlar, güvenlik ve potansiyel riskler ve faydalar konusunda daima doktorunuza danışın.