Bulimiya Nervosa Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

bulimia-760x427-1.jpg

Bulimiya Nervosa Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

 

Yeme bozukluğu denildiğinde genelde ilk akıla gelen anoreksiya veya bulumiya nervosa olsa da bunlar dışında birçok yeme bozukluğu çeşidi olduğunu bir önceki blog yazımda sizlerle paylaşmıştım. Eğer siz de bir yeme bozukluğu problemi yaşadığınızı düşünüyorsanız muhakkak ‘Yeme Bozuklukları Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey’ adlı blog yazımda ki yeme bozukluğu çeşitlerini ayrıntılı bir şekilde inceleyiniz. Genel bilgileri verdikten sonra yeme bozukluklarını daha iyi tanımak için anoreksiya nervosaya göre daha sık görülme oranına sahip olan Bulimiya nervosa ile başlangıcı yapıyoruz.

Bulimiya Nervosa Nedir?

Bulimia nervoza, kısaca bulimiya olarak adlandırılan bir yeme bozukluğudur. Hayatı tehdit edebilecek ciddi bir durumdur. Genellikle aşırı yeme ve ardından yediklerini çıkarma ile karakterizedir.

  • Yediklerini çıkarma şekli zorla kusma, aşırı egzersiz veya müshil veya idrar söktürücü alarak gerçekleşebilmektedir.
  • Bulimiyası olan insanlar tıka basa yeme ve ardından bu yediklerini çıkarma şeklinde kısır bir döngüye girerler.
  • Çıkarma davranışları, oruç tutma, egzersiz veya aşırı diyet gibi kiloyu korumaya yönelik diğer katı yöntemleri de içermektedir.
  • Bulimiyası olan insanlar genellikle gerçekçi olmayan bir vücut imajına sahiptir. Yani vücutlarını objektif olarak dışarıdan göründüğü gerçek şekliyle algılayamazlar.
  • Kilolarına takıntılılardır ve yoğun bir şekilde özeleştiride bulunurlar.
  • Genelde normal kilolu veya aşırı kilolu bireylerdir. Aşırı kilo seviyesi obezite düzeyine nadiren varmaktadır. Bu nedenle teşhisi de bir o kadar zordur.
  • Araştırmalar, kadınların yaklaşık yüzde 1.5’inin ve erkeklerin yüzde 5’inin yaşamlarının bir noktasında bulimiya yaşama ihtimali olduğunu göstermektedir. En çok kadınlarda görülür ve özellikle ergenlik çağında ve erken yetişkinlik yıllarında yaygındır. Üniversite çağındaki kadınların yüzde 20 kadarı bulimiya belirtilerine sahiptir.
  • Vücutları ve ağırlıkları yakından izlenen sporcular gibi, sanatçılar da yeme bozuklukları açısından daha büyük risk altındadır. Dansçılar, modeller ve oyuncular da daha yüksek risk altında olabilir.

 

Bulimiyanın Belirtileri Nelerdir?

Bunlar bulimiyanın yol açtığı etkilerden çok bulimiyalı bireylerde görülen ortak özelliklerdir. Aynı zamanda bu belirtiler sayesinde tanı koymak mümkün olabilmektedir.

  • Uzun süreli kilo alma korkusu
  • Şişman olmakla ilgili olumsuz duygular
  • Vücut ağırlığı ve görünüşüyle ilgili normalden daha fazla ilgili olma
  • Kendi vücudunu beğenmeme, sürekli olumsuz algılama
  • Çok fazla, tıkınırcasına yeme
  • Zorla kusma
  • Müshil veya diüretiklerin aşırı kullanımı
  • Kilo kaybı için takviye veya bitkisel hapların kullanımı
  • Aşırı egzersiz
  • Lekeli dişler (mide asidinden) ve diş çürükleri
  • Ellerin arkasındaki kusmadan kaynaklanan yaralar, nasırlar
  • Yemeklerden hemen sonra tuvalete gitmek
  • Başkalarının önünde yememek, yalnız kalmak istemek
  • Normal sosyal aktivitelerden çekilme ve evde vakit geçirme eğilimi

 

Bulimiyanın Sebepleri Nelerdir?

 

Önceki bloğumda da bahsettiğim gibi aslında kesin sebebi şudur diye bilimsel bir bilgi yok. Bunun sebebi bulimiyanın birçok sebepten ötürü ortaya çıkması aslında. Bu nedenle sebeplerin kişiye özel incelenmesi oldukça önemli. Bu yüzden bu başlık altında sebep olabilecek faktörleri sıraladım.

Psikiyatrik sorunları veya çarpıtılmış gerçeklik algısı olan kişiler daha yüksek risk altındadır. Aynı şey, sosyal beklentileri ve normları karşılama ihtiyacı duyan insanlar için de geçerlidir.Medyadan çok etkilenenler de risk altında olabilir. Diğer faktörler şunları içerir:

  • Öfke sorunları
  • Depresyon
  • Mükemmelliyetcilik
  • Geçmiş travmatik olay
  • Bazı araştırmalar, bulimiyanın kalıtsal olduğunu veya beyindeki bir serotonin eksikliğinden kaynaklanabileceğini öne sürmektedir.

 

Bulimiya Hastalığının Vücut Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

 

Bedeni bir bütün olarak ele almak oldukça önemlidir. Bu nedenle yeme bozuklukları yalnızca kilo ve görünüşle alakalı değildirler. Bizim enerji kaynağımız olan besinlerin gerekenden fazla alınması, yetersiz alınması veya yetersiz emilmesi, emilemeden çıkarılması, vücudumuza gereken enerjinin yanında birçok besin ögesinin alınamamasına neden olmaktadır. Bu durum da vücuttaki bütün sistemleri ayrı ayrı olumsuz etkilemektedir. Bu etkilerin sinsi ve en tehlikeli tarafı uzun süre içinde gelişmeleri ve bir anda ortaya çıkmamalarıdır. Bu nedenle bulimiyalı bireyler uzun süre yeme bozukluğuyla yaşayarak hastaneye gitme gereği duymayabilirler. Ancak vücut bütün dengeleme sistemlerine rağmen halen iyileşme sağlayamıyorsa bu etkileri geriye döndürmek ve iyileştirmek hastane ortamında dahi oldukça zordur. Vücudun verdiği tepkileri yeterince dinlememek ve farkındalık kazanmadan yeme bozukluğuyla yaşamaya devam etmek uzun vadede ciddi problemlere sebep olmakta hatta ölüme yol açmaktadır. Bulimiyanın vücudumuzda sebep olduğu sorunları genel olarak özetlersek; böbrek yetmezliği, kalp sorunları, diş eti hastalıkları, diş çürükleri, sindirim sorunları, kabızlık, ciltte kuruluk, besin eksiklikleri, elektrolit veya kimyasal dengesizlikler ve kadınların adetten kesilmesi olarak sayabiliriz. Şimdi beraber vücuda olan etkilerini sistemlere bölerek inceleyelim.

 

1.Merkezi Sinir Sistemi (Zihinsel Ve Duygusal Sağlık)

Bulimiya, bir yeme bozukluğu olarak nitelendirilirken, aynı zamanda bir sağlık üzerinde endişelere yol açan bir psikiyatrik bozukluktur. Depresyon, kaygı veya obsesif-kompulsif davranışlar yaşanabilmektedir. Bulimiya ile birlikte gelen vitamin ve aktivite eksikliğinden dolayı ruh hali ve sinirlilik meydana gelebilir. Örneğin, yiyecek ve kilonun sürekli izlenmesi bir saplantı haline gelebilir. Ayrıca müshil gibi hapların saklanması ve yiyeceklerin saklanması kişide endişe yaratabilmektedir. İnsanlar ideal kilosuna ulaşmak için madde bağımlılığına da yatkın hale gelebilmektedir. Kompülsif (anormal şekilde tekrar eden) egzersiz veya dış görünüşle meşgul olma da yaygın semptomlardır. Bulimiyalı bir kişinin yiyecekleri ve onu nasıl kontrol edeceğini düşünmek için çok zaman harcaması alışılmadık bir durum değildir. Aslında, bulimiyalı insanlar, eskiden zevk aldıkları diğer aktivitelerden vazgeçerek sadece yemeklere odaklanmaktadırlar. Sır saklamak zorunda kalmak stres ve endişe döngüsüne katkıda bulunur. Zamanla, arkadaşlarınızdan ve sevdiklerinizden sır saklamaktan suçluluk duygusu gelişebilir. Buna utanç ve pişmanlık duyguları da eşlik edebilir. İntihar davranışı, stresin ve aşırı sağlıksız vücut imajının bir sonucu olarak oluşabilir.

 

2.Sindirim Sistemi

Tıkanırcasına yeme ve yediğini çıkarma döngüsü, sindirim sistemine zarar vermektedir. Sadece fiziksel olarak zorlayıcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bulimiyanın etkileri genel halsizlik ve yorgunluğa neden olabilir. Boğaz ağrısı, mide ağrısı veya her ikisi de bulimiyanın ilk belirgin fiziksel yan etkileridir. Bozukluk ilerledikçe, kronik kendinden kaynaklı kusma, ağızdan başlayarak sindirim sisteminde çeşitli semptomlara neden olabilir. Zamanla, çıkarılan mide içeriğindeki yüksek asit miktarı dişlere zarar verebilir ve mine aşınmasına, diş hassasiyetine ve diş eti hastalığına neden olabilir. Şişmiş tükürük bezlerine bağlı olarak kabarık yanaklar veya çeneler dışarıdan fark edilebilmektedir.

Asit ayrıca şunlara sebep olmaktadır;

  • Yemek borunuzu tahriş edebilir hatta yırtılmasına sebep olabilir.
  • Yemek borunuzu parçalarsa eğer çıkarılan içerikte kan görebilirsiniz.
  • Mideyi tahriş edebilir.
  • Mide ağrısı, mide ekşimesi ve asit reflüsüne neden olmaktadır.
  • Bağırsaklara zarar verir ve şişkinliğe, ishale veya kabızlığa neden olabilir.

Parmağını kendi boğazına sokmak, bulimiyalı kişilerin yediklerini çıkarmak için kullandığı en yaygın yollardan biridir. Bunu tekrar tekrar yapmak, parmaklarınızın kesici dişlerinizle temas etmesi nedeniyle elinizin arkasında (parmak eklem bölgesinde) nasırlara neden olabilir. Bu işaret, Russell’ın işareti olarak bilinir. Asitlik cildi parmaklarınızda ve ellerinizde izler. Bazı insanların vücuttaki aşırı besini dışarı atmasının bir başka yolu da diüretikler, diyet hapları veya müshil kullanmaktır. Bu ürünlerin aşırı kullanımı, bağırsakları bu ürünlere alıştırmaktadır ve bir süre sonra bağırsaklar tembelleşir. Diüretiklerin yanlış kullanımı  böbreklere de zarar verebilir. Tembel bağırsaklar kabızlığa sebep olmaktadır bu da hemoroide sebep olabilir.

 

3.Dolaşım Sistemi

Sık sık yediklerini çıkartmak susuzluğa yani dehidrasyona neden olabilir. Bu, kasların zayıflamasına ve aşırı yorgunluğa yol açar. Ayrıca elektrolit dengesini bozabilir ve kalbinizi zorlayabilir. Bu, düzensiz bir kalp atışına (aritmi) ve bazı ciddi vakalarda zayıflamış kalp kası ve kalp yetmezliğine neden olabilir.  Sürekli kusma nedeniyle vücuttan atılan olan elektrolitler potasyum, magnezyum ve sodyumdur. Bu elektrolitler de kalbin çalışmasında gereklidir. Bulimiya, düşük tansiyona, zayıf nabza ve anemiye neden olabilir. Kusma çok şiddetli gerçekleştiğinde basınç sebebiyle gözlerdeki kan damarları bile yırtılabilmektedir.

 

 

4.Üreme Sistemi

Bulimiya hastalığına sahip olan kişilerin beslenme yetersizlikleri hormonal dengesizliğe neden olabilir. Ek olarak yorgunluk cinsel dürtülerinizi olumsuz etkilemektedir. Bulimiya adet döngünüzü bozabilir veya tamamen durdurabilir. Yumurtalıklar artık yumurta üretemezse, spermin yumurtayı döllemesi imkansızdır. Aşırı yeme ve ardından yediğini çıkarma ataklarına devam eden hamile kadınlar, kendileri ve bebeklerinde ek problemlerle karşılaşırlar. Bunlara örnek verecek olursak;

  • Maternal yüksek tansiyon
  • Gestasyonel diyabet (Gebelik şekeri)
  • Düşükler
  • Erken doğum
  • Düşük doğum ağırlıklı bebekler
  • Doğum kusurları
  • Emzirme zorlukları
  • Doğum sonrası depresyon
  • Hamilelik sırasında diüretik veya müshil kullanımı doğmamış bebeğiniz için zararlı olabilir.
  • Cilt ve deri sistemi

Bu sistem saçınızı, cildinizi ve tırnaklarınızı içerir. Vücudunuzun bu kısımları da bulimiyanın etkilerine karşı bağışık değildir. Sık kusmanın neden olduğu dehidrasyon, vücudunuzda yeterince su olmadığı anlamına gelir. Buna karşılık saçınız kuruyabilir ve kıvırcıklaşabilir.Hatta saç dökülmesi yaşayabilirsiniz.
Kuru cilt ve tırnaklar da bulimiyanın uzun vadeli yan etkisidir. Tırnaklarınız kırılgan hale gelirken cildiniz pürüzlü ve pullu hale gelebilir.

 

Son olarak bulimiya nevrosaya ait dönemlerin özelliklerinden bahsedeceğim. Bu dönemler tıkınırcasına yeme ve ardından pişmanlık duygusuyla yediğini çıkartma veya aşırı egzersiz yaparak telafi etmeye çalışma şeklinde döngüsel dönemlerden meydana geliyor.

Eğer kişi tıkınırcasına yeme atağından sonra çıkarma veya aşırı egzersiz yapma davranışı göstermiyorsa Binge eating hastalığından şüphelenebiliriz. Fakat çıkarma davranışı varsa eğer bulimiyanın kriterlerini karşılamaktadır. Aşırı yeme ataklarını telafi etme davranışları aşırı egzersiz yapma, kendini kusturma, müshil/diyet hapı/laksatif kullanarak tuvalete çıkma ve kendini aç bırakma şeklinde önümüze çıkmaktadır.

 

1.Yediğini Çıkarma Davranışı: Yediğini çıkarma davranışına göre vücudun ve sosyal yaşantının etkilenme biçimi değişmektedir. Kısaca bahsedecek olursam eğer en yaygın görünen davranış elini boğazına götürerek kendini kusturma şeklinde olan çıkarma tipidir. Uzun süre devam ederse eğer bir süre sonra hasta kendiliğinden bir zorlama gerektirmeden yeme ardından kusmaktadır. Buna ek olarak bu hasta grubunun elinin arkasında nasır şeklinde yara oluşabilmektedir. Yedikten sonra kusma eğiliminde olduğu için, genelde doğrudan tuvalete giderler. Bunun bir ileri düzeyinde kendi başına yemeyi tercih edebilirler veya toplu alanlarda yemek yemekten uzak dururlar bu da evde kapalı kalmaya ve sosyal izolasyona sebep olmaktadır.

 

2.Tuvalete Çıkma Davranışı: Laksatif/diyet hapı ve müshil kullanımında ise vücut oldukça fazla su kaybetmektedir. Bunun yanı sıra ishal durumu görülebildiğinden besinlerden gelen besin ögeleri emilemeden vücuttan atılır. Bu kilo almayı engelleme amaçlı yapılsa da buna ek olarak birçok vitamin ve mineralin eksikliği ortaya çıkmaktadır. Bu durum özellikle kalp sağlığını ciddi anlamda etkiler ve kalp yetmezliğine yol açabilir. Aynı zamanda bu hapların kullanımı bağırsakta tembelleşmeye yol açmaktadır. Bu da kronik kabızlık ile sonlanmaktadır. Hasta ileri düzeylerde laksatif olmadan tuvalete çıkamaz. Buna ek olarak tuvalet ihtiyacı sebebiyle kişi eve bağımlı hale gelebilir.

 

3.Egzersiz Davranışı: Aşırı egzersizle telafi tipinde ise bulimiyalı bireyleri normalden aşırı derecede egzersiz yaparken görebilirsiniz. Bu davranış aşırı yeme atakları ardından geldiğinden kişide ciddi anlamda hazımsızlığa sebep olabilir. Aynı zamanda aşırı egzersizler kas yorgunluğu, halsizlik, kas yaralanmaları ve aşırı terle sıvı kaybına sebep olmaktadır. Kendini aç bırakma ise yeniden aşırı yeme ataklarına sebep olarak bu döngünün kırılmamasına sebep olmaktadır. Kişi oruca benzer bir şekilde kendini uzun süreler aç bırakarak aşırı yeme dönemini telafi ettiğini düşünmektedir.

 

Yeme bozuklukları oldukça karmaşık ve kişiye özel yaklaşım gerektiren hastalıklardır. Bulimiya nervosa ise bilimsel oranlardan daha sık görülen fakat kişilerin utanma duygusu sebebiyle paylaşmaktan kaçındığı bir hastalıktır. Bunun acı tarafı ise paylaşıldığında ve tedaviye başlandığında kısa sürede iyileşme sağlayabilecek bu hastalığın sırf damgalanma korkusu sebebiyle tedavi edilmemesi ve hayat kalitesini ciddi anlamda düşürmesidir. Siz de eğer bu belirtilerin kendinizde olduğunu düşünüyorsanız veya çevrenizde bunları gözlemlediğiniz kişi/kişiler varsa durmayın ve harekete geçin. Bulimiya nervosa size zarar vermeden önce, bir destekle bu hastalığı geride bırakmak ve yeniden iyi hissetmek mümkün! Tedavi edilmediğinde maalesef kendiliğinden geçebilen bir durum değildir. Psikiyatrik anlamda tanı kriterleri olan bir hastalıktır. Bu nedenle damgalanma korkunuzun destek almanızı engellemesine izin vermeyin. Yeme bozuklukları tedavi edilebilir hastalıklardır ve yeniden sağlıklı bir beslenme rutini oturtarak hayatınızı olumlu yönde değiştirebilirsiniz.