Tıkanırcasına Yeme Sendromu-TYS (Binge Eating) Nedir Ve Nasıl Başa Çıkabiliriz?

GetResizeImage.jpeg

Tıkanırcasına Yeme Sendromu-TYS (Binge Eating) Nedir ve Nasıl Başa Çıkabiliriz?

Yine danışanlarımdan sık sık duyduğum bu nedenle derinlemesine araştırdığım ve çözümlerle geldiğim bir konuyu paylaşmak istedim sizinle. Bugünkü konumuz yeme bozuklukları kategorisine giren, psikolojimizin beslenme alışkanlıklarımız üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olduğunu yeniden gözler önüne seren Türkçesi Aşırı veya Tıkanırcasına Yeme Sendromu olarak literatüre geçmiş bir klinik durum. Yazımda da ayrıntılı olarak nasıl bir durum olduğundan bahsedeceğim fakat en büyük özelliği sık sık duygusal yeme durumu ile karıştırılması. Bu kafa karışıklığı da maalesef özellikle danışanlarımda bu soruna nasıl yaklaşacağımız ve ne gibi adımlar atmamız gerektiği hakkında karışıklıklara sebep olabiliyor. Siz de gün içinde sağlıklı beslenme programıma %100 uyuyorum ve birden aşırı yeme atağım geliyor, ne yediğimi gözüm görmüyor, bir oturuşta 1000lerce kalori alıyorum ve ne zaman zayıflamaya çalışsam veya sağlıklı beslenmeye çalışsam başıma bu geliyor, ne yapacağımı bilmiyorum diyorsanız gelin bu durumu beraber inceleyim ve nasıl çözeceğimizi görelim!

 

Tıkanırcasına Yeme Sendromu Nedir?

Tıkanırcasına yeme bozukluğu resmi tanı olarak tanınan bir tür beslenme ve yeme bozukluğudur. Dünyadaki insanların yaklaşık % 2’sini etkilemektedir ve yüksek kolesterol seviyeleri ve diyabet gibi beslenmeyle bağlantılı ek sağlık sorunlarına neden olabilir.
Beslenme ve yeme bozuklukları sadece yemekle ilgili değildir, bu yüzden psikiyatrik bozukluklar olarak kabul edilirler. İnsanlar genellikle onları daha derin bir sorunla veya kaygı veya depresyon gibi başka bir psikolojik durumla başa çıkma yolu olarak geliştirirler. Buna da aslında etkisiz başetme durumu diyoruz.

Bu sorunu yaşayan bireyler aç olmasalar bile kısa sürede çok fazla yemek yiyebilirler.Duygusal stres veya yıkım genellikle büyük rol oynar ve aşırı yemek yeme atağını tetikleyebilir. Bir kişi aşırı doyduğu ve tabiri caizse tıkandığı noktada bir salıverme veya rahatlama hissi hissedebilir, ancak daha sonra utanç, pişmanlık veya kontrol kaybı hissi yaşayabilir.

 

Tıkanırcasına Yeme Sendromu Olduğunu Nasıl Anlayabiliriz?

Duygusal yeme ile tıkanırcasına yeme sendromunu karıştırmamak adına bu nokta çok önemlidir. Çünkü duygusal yeme dediğimiz durum tıbbi anlamda tanılı olan bir hastalık değilken, TYS öyledir. Bu iki duruma yaklaşımlar birbirine benzese de arasında büyük farklar bulunmaktadır.

Duygusal yeme hakkında ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.

  • Bir sağlık uzmanının TYS’nu teşhis etmesi için aşağıdaki semptomlardan üç veya daha fazlası mevcut olmalıdır:
  • Normalden çok daha hızlı yemek
  • Rahatsız edici derecede dolana kadar yemek
  • Aç hissetmeden büyük miktarlarda yemek
  • Utanç ve utanç duygusu nedeniyle yalnız yemek
  • Suçluluk, pişmanlık veya tiksinme duyguları

Bunlara ek olarak bu hastalıktan mustarip bireyler genel olarak aşırı yeme, vücut şekli ve kiloları konusunda aşırı mutsuzluk ve sıkıntı hissi yaşamaktadırlar. Bu hisler hastalığı olmayan bireylere kıyasla çok daha fazla görülmektedir.

 

Sebepleri Neler Olabilir?

Kesin olarak nedenleri hala anlaşılamasa da risk faktörleri ortaya konabilmiştir. Aşağıdaki nedenler hakkında iyice düşünebiliriz ve riskimizi değerlendirebiliriz.

Genetik Faktörler: Bu hastalığı yaşaysan bireylerin beyinde ödül ve zevk duygularından sorumlu bir kimyasal olan dopamine duyarlılığı artmış olabilir. Yani aslında bir kekle mutlu olabiliyor ve doyum sağlayabiliyorken bu durumda doyum için koca bir pasta gerekebiliyor.

Cinsiyet: Kadın cinsiyetinde erkek cinsiyete göre daha sık görülüyor. Bunun için altta yatan biyolojik sebepler araştırılıyor.

Beyindeki Kimyasal Değişiklikler: Bu bireyler üzerinde yapılmış çalışmalarda besinlere daha fazla yanıt ve daha az kendini kontrol edebilme gibi değişiklikler olabileceğine dair göstergelere rastlanmış. (1)

Vücut Ağırlığı: Bu hastalığa sahip bireylerin %50’sinde obezite olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak mide küçültme gibi ameliyatları isteyen bireylerin de çoğunda bu bozukluğa rastlanmıştır. Kilo problemleri hem bir neden hem de bu durumun bir sonucu olabilir.

Beden İmajı/Algısı: Bu bozukluğa sahip bireylerde olumsuz bir vücut algılaması mevcuttur. Maalesef kendi vücutlarından çok mutsuzdurlar ve bazen bu algılama aşırı miktarda bozulmuş olabilir.

Duygusal Travmalar: İstismar, ölüm, bir aile üyesinden ayrılma veya trafik kazası gibi stresli yaşam olayları risk faktörleri olabiliyor. Buna ek olarak kilolu bir çocukken çevre tarafından gelen olumsuz yorumlar da buna katkı sağlayabilmekte. (2)

Diğer Psikolojik Durumlar: Bu bozukluğa sahip bireylerin %80’inde fobi, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, bipolar bozukluk, anksiyete vb. bulunabiliyor. Aynı zamanda stres, diyete girmiş olma, vücut ağırlığında artış veya vücut şeklini beğenmeme gibi durumlar atakları tetikleyebiliyor. (3)

 

Tıkanırcasına Yeme Sendromunda Tedavi Seçenekleri Nelerdir Ve Neler Yapabiliriz?

Aslında tedaviyi seçerken bozukluğun nedenleri, geldiği nokta ve bireyin hedeflerini göz önünde bulundurmak çok önemli. Ben bu bloğumda genel önerilerden bahsedeceğim ve en azından bu hastalığa sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bu yazımı bir yol haritası olarak görebilirsiniz. Elbette beslenme alışkanlıklarımız üzerinde yapacağımız değişiklikler çok önemli fakat bunun altta yatan sebebini çözebilmek ilk adımımız. Terapi seçenekleri arasında bilişsel davranışçı terapi, kişilerarası psikoterapi, diyalektik davranış terapisi, kilo kaybı terapisi ve ilaçlı tedavi bulunuyor. Bunlar bire bir, grup halinde veya kendi kendine yardım formatında gerçekleştirilebilir. Bazı insanlarda, sadece bir tür terapi gerekebilir, diğerlerinde doğru uyumu bulana kadar farklı kombinasyonları denemek gerekebilir. Bir tıp veya akıl sağlığı uzmanı, bireysel bir tedavi planı seçilmesi konusunda tavsiyelerde bulunabilmektedir.

Tedavilerin ayrıntılarından bahsetmek yerine bu konuda size özel bir tedavi planlamak adına bir psikiyatri uzmanına başvurmanızı öneriyorum. Tanı aldıktan sonra zaten bir psikiyatrist, psikolog ve bir diyetisyen ile takip en doğru yaklaşım olarak geçiyor.

 

Peki Tıbbi Yardım Almadan Önce Geçen Sürede Biz Neler Yapabiliriz?

Elbette bilimden uzaklaşarak tıbbi yardım almadan bir bozukluğu çözmek pek mümkün değil. Fakat altta yatan sebeplere ulaşmak kısa bir yolculuk değil. Bu yolda tek başınıza yapabileceğiniz birçok şey bulunuyor. Bu stratejileri denediğinizde gün içinde yaşadığınız sıkıntıları en aza indirebilirsiniz. Bunlar da tedaviye başlayana kadar geçen sürede veya tedaviyle beraber hayat kalitenizin artmasını ve sağlıklı bir şekilde kilo vermenizi sağlar.

  1. Yiyecek ve ruh hali günlüğü tutun. Kişisel tetikleyicileri belirlemek, aşırı yeme isteğini nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmede önemli bir adımdır.
  2. Farkındalık uygulayın. Bu, kendini kontrol etmeyi ve kendini kabul etmeyi sürdürmeye yardımcı olurken, aşırı yeme ataklarını etkileyen durumları farketmenizi sağlayabilir. Bunun için farkındalıklı yeme bloguma söz atabilirsiniz, link bıraktım 😊 
  3. Çevrenden destek almayı unutma: Bir eş, aile, arkadaş, tıkınırcasına yeme destek grupları veya çevrimiçi whatsapp gruplarında aynı durumu yaşayan kişilerle veya diyetisyeninle iletişim kurmak en güzeli. Özellikle atağın geldiğini hissettiğinde buzdolabına değil doğrudan telefona sarıl. Tek başına atlatmak zorunda değilsin.
  4. Sağlıklı yiyecekleri tercih et: Bir uzman tarafından düzenlenmiş sana uygun bir sağlıklı beslenme programıyla ilerleyebilirsin. Bu sayede yeterli protein ve sağlıklı yağlar, düzenli öğün saatleri ve bitkisel besinlerden oluşan bir beslenme düzeni, açlığın giderilmesine, uzun süreli tok kalmaya ve bu sayede ataklarının düzenlenmesini sağlayabilir. Böyle bir program sürdürürken yaşadıklarını diyetisyeninle paylaşmayı sakın unutma!
  5. Egzersiz yapmaya başlayın: Egzersiz, kilo kaybını artırmaya, vücut imajını iyileştirmeye, anksiyete semptomlarını azaltmaya ve ruh halini artırmaya yardımcı olabilir. Endorfin salgılanır ve mutlu hissedersiniz! Aynı zamanda ardından gelen tatlış yorgunluk da cabası. Bu egzersiz illa ki ağır bölgesel egzersizler olmak zorunda değil. Mesela yogayı deneyebilirsin. Bunun için Yoga bloğumu da buraya iliştiriyorum. Blog yazıma ulaşmak için tıklayın.
  6. Yeteri kadar uyuyun: Uyku eksikliği, daha yüksek kalori alımı ve düzensiz yeme alışkanlıkları ile ilişkilidir. Kısacası uyumadığımız süre boyunca uykusuzluğun verdiği huzursuzluğu buzdolabında arayabiliyoruz. Stres seviyemiz artabiliyor ve stres de bizi yemeklere yönlendirebiliyor. Bu yüzden öncesinde uykumuzu düzenlersek yeme alışkanlıklarımız olumlu etkilenecektir.